2026 FIFA Dünya Kupası, futbol dünyasında yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlediği bu dev organizasyon, 48 takımlı yeni formatıyla tarihe geçecek. On iki farklı grubun yer aldığı turnuvada, özellikle I Grubu, futbolseverlerin heyecanını zirveye taşıyor. Fransa, Senegal, Norveç ve Irak’ın eşleştiği bu grup, hem tecrübeyi hem de yükselen yıldızları bir araya getiriyor. Maçlar Haziran 2026’da New Jersey, Massachusetts, Philadelphia ve Toronto gibi önemli merkezlerde gerçekleştirilecek.
Fransa’nın Şampiyonluk Yürüyüşü ve Deschamps’ın Vedası
Grubun mutlak favorisi olarak görülen Fransa, turnuvaya sadece bir katılımcı olarak değil, şampiyonluk kupasının en güçlü adayı olarak geliyor. Son altı büyük turnuvada gösterdikleri istikrarlı performans, onları dünyanın en korkulan takımlarından biri haline getirdi. Bu turnuvanın Fransa için bir başka önemi ise efsanevi teknik direktör Didier Deschamps’ın milli takımın başındaki son turnuvası olmasıdır. Bu veda atmosferi, oyuncular üzerinde ek bir motivasyon kaynağı yaratıyor.
Kadro kalitesi açısından Fransa, rakiplerinin oldukça önünde bulunuyor. Kylian Mbappé liderliğindeki hücum hattı, Ousmane Dembélé ve genç yetenek Bradley Barcola gibi isimlerle zenginleşiyor. Orta sahada Tchouaméni ve Camavinga’nın dinamizmi takıma büyük bir denge katarken, savunmada William Saliba dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. Hazırlık sürecinde Brezilya’yı mağlup etmeleri, takımın turnuva öncesinde ne kadar hazır olduğunun en büyük kanıtı olarak görülüyor.
Norveç’in 28 Yıllık Özlemi: Haaland Sahneye Çıkıyor
Norveç futbolu için 2026 yılı, neredeyse üç on yıllık bir bekleyişin sona ermesi anlamına geliyor. 1998’den bu yana Dünya Kupası sahnelerinden uzak kalan İskandinav ekibi, nihayet altın jenerasyonunu yakalamayı başardı. Erling Haaland gibi dünya çapında bir golcüye sahip olmaları, Norveç’i grubun en tehlikeli ekiplerinden biri yapıyor. Haaland’ın elemelerde kırdığı gol rekorları, rakiplerinin savunma planlarını şimdiden altüst etmiş durumda.
Ancak Norveç sadece Haaland’dan ibaret değil. Kaptan Martin Ødegaard, Arsenal’deki formunu milli takıma taşıyarak oyunun merkezindeki beyin görevini üstleniyor. Antonio Nusa ve Oscar Bobb gibi genç kanat oyuncuları, takımın hücum opsiyonlarını çeşitlendiriyor. Norveç’in grup aşamasındaki en kritik sınavı, Fransa ile oynayacakları liderlik mücadelesi olacak. Elemelerde İtalya karşısında aldıkları net galibiyet, bu seviyedeki takımlarla başa çıkabileceklerini tüm dünyaya ilan etti.
Afrika Aslanı Senegal: Sürprizlerin Takımı
Senegal, Afrika kıtasının son yıllardaki en baskın gücü olarak I Grubu’nda yer alıyor. Üst üste kazandıkları başarılarla kıtanın gururu haline gelen “Aslanlar”, Pape Thiaw yönetiminde daha modern ve agresif bir oyun anlayışına büründü. Sadio Mané’nin liderliği ve tecrübesi, takımın zor anlarda en büyük güvencesi olmaya devam ediyor. Chelsea formasıyla dikkat çeken Nicolas Jackson ise hücum hattına fiziksel bir güç ve sürat katıyor.
Grup aşamasında Senegal için en önemli dönüm noktası, Fransa ile oynayacakları açılış maçı olacak. 2002 yılındaki tarihi zaferlerini hatırlatmak isteyen ekip, bu maçtan alacağı puanlarla Norveç’in önüne geçmeyi hedefliyor. Defansta Kalidou Koulibaly’nin sağlam duruşu ve orta sahadaki genç yeteneklerin enerjisi, Senegal’i grubun kilit takımı konumuna getiriyor. Eğer ilk iki maçtan istedikleri sonuçları alırlarsa, son 16 turu onlar için uzak bir ihtimal değil.
Irak’ın 40 Yıl Sonra Gelen Tarihi Dönüşü
Irak milli takımı, 2026 Dünya Kupası’nın en duygusal hikayelerinden birine imza atıyor. Tam 40 yıl aradan sonra yeniden dünya sahnesine dönen Mezopotamya Aslanları, bu başarıyı zorlu bir eleme sürecinin ardından elde etti. Graham Arnold’un göreve gelmesiyle taktiksel bir disiplin kazanan Irak, play-off turunda Bolivya’yı eleyerek turnuvaya katılan son takım oldu. Bu katılım, ülkede futbolun ötesinde büyük bir bayram havası yaratmış durumda.
Takımın en önemli kozları arasında golcü isimler Aymen Hussein ve Ali al-Hamadi bulunuyor. Fiziksel mücadeleden kaçınmayan ve savunma disiplinine sadık kalan Irak, grupta özellikle Senegal karşısında sürpriz bir puan arayacak. Kâğıt üstünde favori gösterilmeseler de, 48 takımlı formatın getirdiği avantajla en iyi üçüncüler arasına girmeye çalışacaklar. Irak için bu turnuvada yer almak bile başlı başına bir zafer olsa da, oyuncuların sahada bırakacağı enerji tüm futbolseverlerin takdirini toplayacaktır.
